25 Aralık 2019 Çarşamba

Leke

Şimdi hiç kar taneleri düşerken
Erimez biliyorum ellerinde
Kucakladığını da bilmiyor
Soğuk kentlerin yüksek binaları
Işığın şehri güneşte şahitlik ederken
Ümitliyim bu defa kış mevsiminden gösterecek soğuğunu
Yaramaz nükteli adaletini
Ellerime yağacak üşümeden ürkmeden
Üşenmeden çekecek ayakların bilinmeze
Yalın ayak koşup
Göçmen teknelerine bakar gibi hayata
Umutla
Bir olasılık gibi hava raporunda
Gökten yağacaksın avuçlarıma
Yağarken acıtacaksın
Gözden kaybolarak
Belki bir tahayyül belki bir hiç
Son bir damla daha eriyeceksin
Gözlüğümün kenarından
Senden hatıra son bir leke.  

24 Aralık 2019 Salı

Başına Buyruk

Gölgem düştü zamana
Heveslerim çoktan başına buyruk
Dört başı
Tümü küçümen tümü yalın
Işıklar çalar suratıma fırça fırça
Kendime, iz düşümlerime
Ellerimle doğuştan kırışık
Emareleri hatırlatır daha en başından
Sonun ne olacağını
Utanmadı hiçbir düş
Konuksever olmadı hiçbir yaşım
Hepsi başına buyruk hepsi kendi başına
Ben deli taylar gibiyim hâlâ
Hâlâ keşfedilmemiş yerler bilirim
Gözlerim kayar gecenin maviliğine
Gündüzlerin karlı ve en karşı tepelerine
Ben kalbimi
bir otobüs durağında üşüttüm
Ters oturdum hayata karşı
Karışmadan manzaralar
Takip ettim güneşi ufuk çizgisini
Ve denizleri en mavisini...
Kutuplaşmadım hiçbir mekânla
Ben kendimi galatada eski bir sokakta
Düşürdüm
Kalkamadım hâlâ
Başına buyruk harflerdendi şiirlerim
Toplayamadım
Toplamadım da zaten.




18 Aralık 2019 Çarşamba

Arzu

Dağların tepesine çıkıyorum
Güneşi görebilmek için
Sana dokunmak...
Bir tomurcuk daha açıyor
Dünyanın merkezinden
Kalbinden
Mevsimler doğuyor ve batıyor
Çantamda gün ışığı gözlerin
Isıtıyor beni ve tüm dünyayı
Divit uçlu kalemler yapıyorum
Yazabilmek için
Kamıştan
Gökyüzüne
Yeşilin üstüne renk tanımadan
Kullanıyorum zamanı
Mevsimler çılgın
dönüyor habire
Ömür bitiyor
Tükenmez kalem sandıkça
Yeşil,yosun, yapraklar...
Dik dik bakıyor diklenip
Gözlerim kırışık bakıyor hayata
Ve sen hâlâ
ele avuca sığmaz gençliğimsin
Ellerim cebimde üşütmüşüm ciğerlerimi
Her öksürükte
çıkarıyorum seni avuçlarıma
Mevsimler rahat geçmiyor artık
Daha yükseklerde arıyorum akdenizi
Kokusunu makinin
Kapatıyorum gözlerimi
Hayallerim derya deniz.

14 Aralık 2019 Cumartesi

Beyhude

Çürük bir mevsimdi
Camekândan yapışmış seyrettiğim
Güller kaybolunca ayrılıklar unutulunca
Figan eden bahçelerden
topraklar kayarak
Ortak bir yara açılınca kalbimize
Caddelerden oluk oluk
Düşen yapraklar gibi sonbahardan kalma
Koyu, kestane, kibar, küheylan...
Ömrümüze dört nala
Hücum boruları çalıp tel tel
Eskimiş esirik şehrin
Kaybedilmiş surlarını
Ve sırlarını
İşgal ederken;
Ben çoktan çocukluğumu kaybettim
Kendi semtimin
saklambaç kokulu sokaklarında.

10 Aralık 2019 Salı

Yolcu

Gri renklerin içinden geliyorum
Binaları içinde hapseden
Veryansın eden yüzüm ellerimle
Çatlak orta yerinden
Bir ırmağın yardığı
Soğuğun titrettiği ve
doğurduğu bedenimle
Gri renklerden,tuvallerin içinden
Arabaların tırmalayıcı sesinden
kaldırımlara çıkarak avaz avaz bağırarak
Soğuk evlerin cumbalarındaki sarkıtlar
Kırıldığı vakit
Ulaşılmaz denizlerin yelkenlilerine binip
Kovalayarak seni ve zamanın ta kendisini
Ne rüyalardan ne hülyalardan
Galata köprüsünden
bir oltaya takılarak
Kova da yer yokken
Kendimi akıtabilirsem boğaza
Soğuk içimi belki ısıtır o vakit
Sen gökyüzündesin sımsıcak yüreğimin
Denize kavuşarak yüreğimle
derinlerden bakıyorum gökyüzüne
Derinlerden görebiliyorum artık
Ulaşılamadığını,kaçakçılığını
Gri bir mevsim bendeki
Almayı unutma
Güneşin saklı kıtalarında
Bekle beni,hüznümü,umutsuzluğumu...