Kelebek sanki kalbim
yanımdayken sen.
Uçuyorum özgürce ve bilmeden
Yarınsızım anlayacağın
Rüzgar sanki ellerin
beni itiyor senden uzaklara
Sen dallanıp budaklanmışsın kalbimde
Korkmuyorum senden
Yağmur sanki kalbin
Damladıkça kanatlarıma
Kanatlanıyorum daha çok
çürüyerek
Sen çoktan yeşermişken
Ben ölümü bekleyen tazenim
konacağım ipek olup yumuşacık tenine
Sen farkında bile değilsin
bahar gelip geçecek üzerimizden
30 Nisan 2018 Pazartesi
27 Nisan 2018 Cuma
BAZAN
Kocaman harflerim var yazamadığım
Aslında biriken avucuma
Sokaklarını arşınlayamadığım şehirler,
Ve soluyamadığım yağmur kokulu
iklimler de
iklimler de
Sebebi yok yaşamanın,
Yeni coğrafyalara uyanmadıkça
Durduğum yerden dünyanın dönüşüne bakakalırım.
Sevmenin tadına varabilmek gibi
Bazan ayık dolaşmak isterim
Sarhoşluk nedir onu da bilmem ya
Kirlenmiş dünyanın temiz atmosferine kenetlenmek
Uçarcasına gökyüzüne yıldızları sayıp sayıp unutmak
Tekrarlamak. tekrarlamak hayatı
Gibi isteklerimde olmuştur hani
Bazan istemek engel olur bana
Ve hafızamdakileri unutmayı ne çok isterim
Yazıp yazıp yırtmak gibi
Ben yırtamam ki hiç bir parçamı
Hatta atamam hayatımdan
Tek bir günümü bile
Yaralasa da, güldürse de
25 Nisan 2018 Çarşamba
ISSIZ
Issız kavşaklarda buldum
Atmayan yüreğimi
Korkularımı dizginlediğim,
Şarkılar tutturduğum mezarlıklarda
Sevdalarıma rastladım eskimiş bir taşın mürekkebinde
Işıkları kucakladım gece yarıları,
Mumladığım zulamdaki çıkınımda
Masumiyetimin gizlendiği
Bakışlarımı buldum.
Kocaman harfler yazdım kör ellerimle
Anlatamadım ne kendimi ne de yalnızlığımı.
Kavşaklar kalabalıklaştıkça ben sokuldum içime
Bir yavrunun anne karnındakine eş
Bir ırmağın cılızlaştığı yere bırakıldım.
20 Nisan 2018 Cuma
İs
Göz ucuyla bakıyorken gemilere
Deniz boyu İstanbul sana
Yeniden gelmenin sanki hayata
Biriktirdiğim, cebimdesin.
Atıyorum derinlere
Kalbimin, delik deşik, zımparalı yerine,
Kirlenmişiz, dumanınnda ayrılığın,
İs kokuyorum.
Geminin en kıç tarafından bağrıyor düdüğü,
Seni bağrıyor,
Gideceğin iklimlere alışmak zor,
Hüznün dalgaları vuruyor,
pencereme,
Perdeler yaptırdım en korunaklı,
Nafile!
Göz ucuyla da olsa içeri sızıyorsun,
Deniz boyu İstanbul bana
Yeniden gidebilmenin hayattan,
Saklamıyorum,
Kaybediyorum zamanı ellerimden.
Deniz boyu İstanbul sana
Yeniden gelmenin sanki hayata
Biriktirdiğim, cebimdesin.
Atıyorum derinlere
Kalbimin, delik deşik, zımparalı yerine,
Kirlenmişiz, dumanınnda ayrılığın,
İs kokuyorum.
Geminin en kıç tarafından bağrıyor düdüğü,
Seni bağrıyor,
Gideceğin iklimlere alışmak zor,
Hüznün dalgaları vuruyor,
pencereme,
Perdeler yaptırdım en korunaklı,
Nafile!
Göz ucuyla da olsa içeri sızıyorsun,
Deniz boyu İstanbul bana
Yeniden gidebilmenin hayattan,
Saklamıyorum,
Kaybediyorum zamanı ellerimden.
Yaz Geldi
Korkulan olmadı sonunda,
Yaz geldi memleketime de
Üşüyen yok gece yarıları da
Yollarına aşina kuşlar,
Gökyüzünde ressam sanki
Onlar da geldiler tuvalleriyle.
Sıcak tenime damlıyor,
Ben bıyıklarımdan terliyorken,
Sokak satıcıları çoktan ayyuka çıktılar,
Erikler yeşile çalıyor renksiz kaldırımları,
Korkulan olmadı,
Yaz geldi memleketime de,
Bir kumpanyadan, ya da yazlık sinemalarından,
Hatırladığım, babamdan dedemden anlatılan,
Tıpkı öyle sanki,
Sarmaşıklarından belli
Balkonu sarıp kucaklayan çocukluğumun,
Karneleri ellerinde, kırıkları sol üst cebinde,
Bayrak gibi sallanan çamaşırları kadınlarından belli.
Korkulan olmadı,
Kıyamet kopmadı ya
Bu sene de yaz geldi
Görebildi göz ucuyla da olsa kırışık gözlerim ihtiyarca.
Yaz geldi memleketime de
Üşüyen yok gece yarıları da
Yollarına aşina kuşlar,
Gökyüzünde ressam sanki
Onlar da geldiler tuvalleriyle.
Sıcak tenime damlıyor,
Ben bıyıklarımdan terliyorken,
Sokak satıcıları çoktan ayyuka çıktılar,
Erikler yeşile çalıyor renksiz kaldırımları,
Korkulan olmadı,
Yaz geldi memleketime de,
Bir kumpanyadan, ya da yazlık sinemalarından,
Hatırladığım, babamdan dedemden anlatılan,
Tıpkı öyle sanki,
Sarmaşıklarından belli
Balkonu sarıp kucaklayan çocukluğumun,
Karneleri ellerinde, kırıkları sol üst cebinde,
Bayrak gibi sallanan çamaşırları kadınlarından belli.
Korkulan olmadı,
Kıyamet kopmadı ya
Bu sene de yaz geldi
Görebildi göz ucuyla da olsa kırışık gözlerim ihtiyarca.
13 Nisan 2018 Cuma
Bahar
Bulutlar çözülüyor
Saçlarından,
Düşlediğim yağmurlar yağmasa da
Bulutlar dokunuyor
Ellerinden pamuk gibi
Biriken zaman doluyor, toplanırken bir kenarda
Yağdı yağacak sana
Ve toprak kurumuş dudaklarından seni anarken.
Gizlenmiş dursa da yem yeşili baharının,
Bir damla gibi yağacaksın yarınlarıma
Avuçlarıma,
Avuçların var ruhu okşayan,
Ben baharı bekledikçe
Ve bekledikçe daha bir yeşil ağaçlar,
Gök daha bir mavi
Ve çocuk daha muhtaç anasına.
Sesin deliyor kulaklarımın tamamını
Şimşekler çakıyor senin suretini gece yarıları,
Sen bu mevsimde doğmuşsun besbelli
Bulutlar bu mevsim yağıyor seni
Avuçlarımdan kan kırmızı güller bitiveriyor.
Kucak dolusu seni kucaklayasım var.
Bu bulutlar güneşin elinden tutup getirdikçe
Seni getirdikçe
Kucaklayasım var ana vatanı kalbimin.
Seni kucaklayasım var
Saçlarından,
Düşlediğim yağmurlar yağmasa da
Bulutlar dokunuyor
Ellerinden pamuk gibi
Biriken zaman doluyor, toplanırken bir kenarda
Yağdı yağacak sana
Ve toprak kurumuş dudaklarından seni anarken.
Gizlenmiş dursa da yem yeşili baharının,
Bir damla gibi yağacaksın yarınlarıma
Avuçlarıma,
Avuçların var ruhu okşayan,
Ben baharı bekledikçe
Ve bekledikçe daha bir yeşil ağaçlar,
Gök daha bir mavi
Ve çocuk daha muhtaç anasına.
Sesin deliyor kulaklarımın tamamını
Şimşekler çakıyor senin suretini gece yarıları,
Sen bu mevsimde doğmuşsun besbelli
Bulutlar bu mevsim yağıyor seni
Avuçlarımdan kan kırmızı güller bitiveriyor.
Kucak dolusu seni kucaklayasım var.
Bu bulutlar güneşin elinden tutup getirdikçe
Seni getirdikçe
Kucaklayasım var ana vatanı kalbimin.
Seni kucaklayasım var
7 Nisan 2018 Cumartesi
Gidilesi Şehir
Çıkmaz bir şehirdeymişim,
hikayesi alıntılardan ibaret
soluğu kesilen,ormansız,bulutsuz
saf güneşinde şiirler yazarak,
gitmenin peşindeymişim.
Arkama bakmadan,
belki bir kervana takılıp başka bir zamanını yolcusu olabilirmişim.
Sıkışıp durduğum bu kentin korunaklı pencerelerine inat,
ufak bir gökyüzü görür görmez uçabilirmişim,
kapağı deniz fenerine atıncaya kadar.
Vira bismillah!
hayalini kurduğum kentler var
yaşadığım müddetçe
çıkmaz olan tatlı ya
ben çıkar çıkmaz izimi kaybedenlerdenim.
Seviyorum gidişlerini bu şehrin.
Küserse küssün.
hikayesi alıntılardan ibaret
soluğu kesilen,ormansız,bulutsuz
saf güneşinde şiirler yazarak,
gitmenin peşindeymişim.
Arkama bakmadan,
belki bir kervana takılıp başka bir zamanını yolcusu olabilirmişim.
Sıkışıp durduğum bu kentin korunaklı pencerelerine inat,
ufak bir gökyüzü görür görmez uçabilirmişim,
kapağı deniz fenerine atıncaya kadar.
Vira bismillah!
hayalini kurduğum kentler var
yaşadığım müddetçe
çıkmaz olan tatlı ya
ben çıkar çıkmaz izimi kaybedenlerdenim.
Seviyorum gidişlerini bu şehrin.
Küserse küssün.
Sokak
Sokağın sesi kayboldu
içim buruk sevinçlerden boğulurken,
kaskatı kesildiğim,
gazete kupürlerinden gemiler yapıp
uzak diyarların öykülerine yelken açmak isterken,
öykündüğüm yazıların başlıkları dururken odamda
askıda.
Mahzenin en soğuk köşesinden,
elleri diken diken eden,
sevmelerin,ayrılıkların,
taşkın derelerde sürüklenen malzemesini biriktiren,
birikerek sana koşan,
çoktan ıssız bir adaya evrildiğim oysa
Bir yabancısıyım kendimin,
kolluyorum zamanımın gelmesini.
Sokağın sesinden,yankılarından kaçan,
benim kadar kendine ıssız,
yalnızlığını özleyen,
bir ben arıyorum.
içim buruk sevinçlerden boğulurken,
kaskatı kesildiğim,
gazete kupürlerinden gemiler yapıp
uzak diyarların öykülerine yelken açmak isterken,
öykündüğüm yazıların başlıkları dururken odamda
askıda.
Mahzenin en soğuk köşesinden,
elleri diken diken eden,
sevmelerin,ayrılıkların,
taşkın derelerde sürüklenen malzemesini biriktiren,
birikerek sana koşan,
çoktan ıssız bir adaya evrildiğim oysa
Bir yabancısıyım kendimin,
kolluyorum zamanımın gelmesini.
Sokağın sesinden,yankılarından kaçan,
benim kadar kendine ıssız,
yalnızlığını özleyen,
bir ben arıyorum.
6 Nisan 2018 Cuma
Altın Boynuz
Bir çocuk kanatlanır uçar,
Altın boynuza
Düşlerken kalemim kırılsa,
kanatsa ellerimi.
Yazsa Papirusa gül kokulu mürekkebiyle,
Altın boynuza
uçursa güvercinin kalbi,
Koydurup mısrasını
saçaklı evlerinin damıttığı kar tanelerini,
dökerken cumbasında,
Dişlerse dilim dilim
Dil bilmez şehirlerin kafiyesi dar ağaçlarında asılı,
Vak vak ağacı sulamaktan bıktığım,
Şehircilik okumanın parasız yataksız olduğu devlet üniversitelerinde,
Ben kanatlanıp uçarım,
Tarih kara delik
yutar zamana inat.
Çocuk kaldım bu şehirde
Altın boynuz büyüdü, ben seyreylerken denizinin mavisini,
vapurdan bakakaldım
kalbim kanatlanır alalade bir hava limanından sirkeci garına
Altın boynuza kaçırır gözlerim bebeğini
Şaşırır kalsam kaldığım Topkapı otogarında sahipsiz
emanetçiye verdiğim çocukluğum
kanatlanıp uçar
Altın boynuza
Düşlerken kalemim kırılsa,
kanatsa ellerimi.
Yazsa Papirusa gül kokulu mürekkebiyle,
Altın boynuza
uçursa güvercinin kalbi,
Koydurup mısrasını
saçaklı evlerinin damıttığı kar tanelerini,
dökerken cumbasında,
Dişlerse dilim dilim
Dil bilmez şehirlerin kafiyesi dar ağaçlarında asılı,
Vak vak ağacı sulamaktan bıktığım,
Şehircilik okumanın parasız yataksız olduğu devlet üniversitelerinde,
Ben kanatlanıp uçarım,
Tarih kara delik
yutar zamana inat.
Çocuk kaldım bu şehirde
Altın boynuz büyüdü, ben seyreylerken denizinin mavisini,
vapurdan bakakaldım
kalbim kanatlanır alalade bir hava limanından sirkeci garına
Altın boynuza kaçırır gözlerim bebeğini
Şaşırır kalsam kaldığım Topkapı otogarında sahipsiz
emanetçiye verdiğim çocukluğum
kanatlanıp uçar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)