27 Haziran 2019 Perşembe

AYRI HAVALAR

Eğilir ağaç dalları önüme
Sarılır kol kanat
Geçmiş süpürür yolları
Avuçlarımda hâlâ genç gözlerim
Her bakışım hatırlatır
Alıp başımı gitmeler havasındayım
Ben hâlâ liseli havasındayım
Yanağım camına yapışık dünyanın
Gitmelerin peşindeyim
Sıkışık sokağımın
Arkadaşsız çocuğuyum
Beni anlamayan insanların kalabalığında
Uzun yolculuklara çıkma havasındayım.
Kırıp zincirlerimi gürültülü koşar adım
Melankolik müzik kasetleri çalarak
Hüngür hüngür ağlamaların
Kahkahalar atmanın
Üstüne unutarak ve uyutarak
Geride bıraktıklarımı
Üst üste koyarak
Yakmanın havasındayım.  C.YILDIRIM 



19 Haziran 2019 Çarşamba

DOLUNAY

Hüzün basmış sokakları
Körkütük sarhoşluk gizlenmiş
Işıkları çalınmıs
Renksiz, ruhsuz siluet kaplı
Duvarları boydan boya siyahlıkla
Gökkuşağından eksilerek
Asılmış plastik kokan bahçesine
Damladan az hüzün yağan sağanak
Koskocaman meydanlar açılan yelkenli
Koşar adım tüketilen yaşamlardan
Koyup masaya kadeh kadeh
Irmak gibi akan arabalarından gürültülü
Boğukluk dolu havanın karnına
Doğduğu belli
Bir dolunay daha doğar buralara
Peşisıra kara kedi rüyaları yaşanan
Hayatlar dolu çöp poşetlerinde
Bir günü daha sıkıştırıp atmanın
İsteğiyle omzunda ceketiyle
Girdiği gibi çıkar
İpin üstünde cambazı dünyanın
Melankolik rüyaları serip önümüze
Çağırır kendi girdabına
Sonra bırakır hiç tanıdık gelmeyen
Nehrin en sığ mevkisine.

1 Haziran 2019 Cumartesi

GİRDAP

Pencerelerini de alıp götürdün mü
O soğuk şehre?
Kapatıyor musun kapılarını bensiz?
Korkarak kalabildiğin evler de var Sanırım bu dünyada
Ülkeler dolaşmaya çıkıp gelebiliyorsan
Çoktan o soğuk şehre aitsin demekki
Tozlar birikmiyor yapraklarda
Bıraktığın bahçelerde
Kahvaltılar yapılıyor
Başka ruhlar başka ruhlara
kendini beğendirmekte
Anılar tüm caddelerde dolaşırken
Trafik Işıkları da aynı saatlerde
Yanıp sönüyor mu?
Gece arabanda uyuklayabilirsin
Tek başına
Yalnızlıkları içeriye kilitleyerek
O şehir girdabın olmuş
Bu şehir sen gittiğinden beri benim.

ÇOÇUK

Değişir kolları,gözleri
Avuçlarımda zamanın
Nem olur mis kokularıyla
Akdenizin
Açar çocukluğum
Limon çiçekleriyle
Deniz masmavi
Düşlerimden girer damarıma
Bağımlısı olduğum
Yaz mevsiminin
Alır tutar ellerimden,kalbimden
Gezdirir
Çocuk gözlerim sevinçten
Islak kalır
Bağrına bastır içinde kalayım
Güneşler batıncaya
Kalbimden doğuncaya
Teknelerce koşarak atılmak
Ortana dünyanın
Kum tanelerinden kalelerine
Attığım sevgimden
Çocuğum yanında biraz
Al kucağına unutturur dünyayı
Sonra bırak özgürce peşinden geleyim
Ellerimi bul önce kalbinin üstünde
Engin denizlerin. 

ATLAS

Kayıp yıldızlar atlası masamda
O atlasta bir deniz
O deniz de bir yosun...
Çoğul yazlar sıcak ülkelerinde
Elimin değdiği haritalarımla yetindiğim
Ekvatora yakın memleketlerinin
Ülkemden uzakta
Maki kokuları karışan sevdalarımın
Bulutlara atlayıp yağmur yağdırarak
Egzozu çevreci kendi çevre dışı ruhumun
Haki rengi hakim benizinde
Soru işaretleri uçuşan uçurulmuş
Mektupları yazdıran
Gelip gelmeyeceği belli belirsiz
Her haziran ayında yüreğim
Yelkenini alır gider
Bir liman şehri çizer hayalinin ordularıyla
Fethederek
Güllerden kuşattığım mavilikleri
Ekmeğimin arasında üç öğün
Düşlerim gelmese de...