29 Ocak 2019 Salı

KENTİN KAYIP ÇOBANI

Martılar hayat gibi çırpınır
Gözlerime değerek
Hayat güzel,deniz kokusu güzel
Yürür dururum durgun suyunda
Istanbulun
Ufuktan girer kanıma
Damardan verir yaşama sevincini
Martıların kanat sesleri
Dolanır kanımda,dolaşır hücrelerde
Sesi gelir şehrin
Sesler seslere evrilir
Çağırır içine
Ben kentin kayıp çobanı
Masalın ortasından kayıp
Hiç sonu gelmeyen masallara büyürüm
Bahar kapıda
Ben gülümserim yine
Güller kapımda biter
Ben deniz kokulu şehre kayarım
Ismarlar hayat bana
Kokusunu şehrin,denizin...


23 Ocak 2019 Çarşamba

UÇURTMA

Bulutların pusunda kalbim ile
Karnı aç düşlerimi
Bir tren bekler oracıkta
Dolu kompartımanlarında heveslerimi saklayan,
Ve elleriyle gökyüzünden maviler çizerek,
Bana sararmış tarlalardan, kırışmış yüzüme damlayan
Ter damlalarından gözlerinin aktığı,
Çürük vişnemsi gözlerinden
Kekiklerin kokusundan irkildiğim şehirlerinden,
çalıp getirir.
Ve biraz daha solarım akşam vakitleri.
Ellerinle aramda çok el varken,
Tutamam ellerini buruşuk.
İstasyonlar hınca hınç dolu.
Haydarpaşa'dan, Kurtalan'a
Taşır benim gibi insanları
Ben her durakta kaldıkça,
Rüzgar uçurur beni.
Uçurtman olurum,
ipim senin ellerinde.
Kırılmış tahta parçalarından,
En sıcak iklimlere koşarım.
Sararmış kirpiklerinden akarım.
Nehirlerin olurum.
Renklerim senin ellerinde
Bıraksan çoktan uzayı boylarım.
Başka dünyalar bulurum
Ve içine ellerini koyar
Yine kaçarım.


16 Ocak 2019 Çarşamba

Rengârenk

Lacivert,gökyüzünü sarmışken geceyi
Ben daha "lacivert" olurum renklerin
Bankta oturup seyrederken dünyayı
Ve koklarken buz rengi havayı
Güneş açar, yüzünün ortasından,
Gecenin ortasından
Mimiklerinden; çünkü kaybolursun doğallığında kirlenmişliğinden.
Maviye çalarım tuvalinin, ellerinin...
Binalar dikilir kollarıma zevkizce!
Kaldıramam kollarımı
Kanadı kırık sarılmalarımdan,
dumur olunan,
Karşılamak istemem,
Gökdelenler alay eder renklerimle
Ben griden tutarım dünyayı
Ellerin bulaşır ellerime
Gökyüzünde ararım
Ağlar sözcüklerim,sözcüklerine
Gökdelenler küçümser beni
Ben kırmızıya çalarım l
Tam ortasından dikenin
Tutamam ellerini dikeninden
Korkar kaçarım.
Mor renkler girer kanıma
Ölümün kapımda nöbet tutuşuyla
Nefesini enseme dokunuşuyla
Beyazlar alır götürür omuzlarında.
Karşı duramam duruşlarına,
Akşamın aydınlık karanlığına...
Ve ben her gece biraz daha yaşarım
bu hayatı
Ve her gece ölümü beklemem
Tekrar yaşayamam bu ânı.
Gökkuşağı çizerim camlara
Buğudan renklerle.

15 Ocak 2019 Salı

NADASA

Dilimden düşer tane tane sözcükleri,
defterini derinlerde yitirdiğim hatıraların.
Fotoğrafta kalan son bakışlar mühürlü ki;
konar duygularımın,kanadı kırıklığımın,
ve hırsız zamanın vakti.
Ve kalırsın bir bardak çayın koyuluğunda,
masamda azap gibi.
Sisler yol gösterir artık,
tüm çıkmazlarıma.
Ben kayboluşun sarhoşu,
sen kayıpların ayyuka çıkmış hali.
Bir masal daha yazılır bu topraklarda
Susuz kalmış,nadasa...
Ömür hep aynı güzergahta.

9 Ocak 2019 Çarşamba

KAYIP

Kayboluyorum senin içinde,
yalnızlığım.
Kalabalıklar kadar vurdum duymaz,
oluyorum seninle.
Dönüyorum dünya kadar
ekseninde.
Dar sokaklar açıyor bana gökyüzünü,
gül kokan ellerinden.
Dikenlerle savaşıyorum,
bahçevan kadar.
Görebilmek için bir yudum ışığı,
sabah ezanlarına dalıyorum,
Getirsinler diye seni.
Gün sana açılınca,
daha bir tanıdık geliyor bana yüzün.
Kaldırımlar kadar
soğuk yüzünle tanışıyorum.
Yalnızlık, seninle cebelleşiyorum.
Başucuna konmuş kuş gibiyim.
Ekmek kırıntısından zaman verirken bana,
ben körkütük aç kalıyorum,
varlığının karşı konulmaz cazibesine.
Öĺüm kadar bekliyorum seni
Seninle doğar doğmaz.

7 Ocak 2019 Pazartesi

KENT

Öfke kusar her gökyüzü her sabah.
Konuşkan değil insanları,
bu kentin.
Uykulu sözcükler gırtlağa yapışır.
Ve gülmez hiç bir mimik,
kendi başına topallamadan,
ya da emeklemeden.
Yorulması adetten değilse,
yolları tümsekli,
sokakları çamurlu,taşrada kalmışsa...
Zıplarsın bir hayattan diğer hayata.
Bir uyanırsın çocuğun üşümüş.
Sığınak kalmışsın.
Ve yıllar sonra sığınacağın...
Yani hayatı kısa
bu kentin.
Günler su gibi...
İçersin,içtiğin boğazından akar,
bir oluk gibi
Elin kolun ve bacağın da akar,
kentin logarlarına.
Koku bu kentin kaderi.
Ayrılık kokmak istersin,
ama tutsaksın.
Nereye gitsen de.