27 Şubat 2019 Çarşamba

DAMLA

Sular hapsedermiş yüreğini
Bir damladan düşerken kucağıma
Sakladığın masallarına
Her çocuğa anlatılan
Bıraksan uçurtmayla ip arasına
Sokulurum
Bir dağ rüzgarına ısmarlanan
Taşların arasına sıkışırım
Türünün son örneği otlarda kaybolunan
Çağırır bir uğultu yerin bin katından
Dünya ikiye bölünür
Yarı sana yarı bana ikramın
Dikenler kalır boğazımda
Yutkundukça acıtan
Tepeden tırnağa sararım kollarını
Dal budak demeden
Kavak ağacına eğilirim
Bükülen dilimle telaffuz ederim
Susuz yutarım zehir olsa ismin
Bir bilsen bulutlara uçarım
Camdan yapışırım kanatlarına
Kuşlarla gelen toprağın
Avuçlanan
Gri rengin olurum
Gözüm kapalı dünyadayım
Bakılası hayatlar cağırırım
Bulamayacakken


22 Şubat 2019 Cuma

NİNNİ

Güneş hiç doğmayacakmış
Kaybolurum denizinde hayallerimin
Bilirim son sözler diker başını
Kayan yıldızlara
Bakar durur
Bir çocuğun sulanmış ağzından
Güneşi batık adasında yalnızlığın
Soluk almaz vücudunun teneşirinde
Boynu bükük seyir zevklerim olur
Ardınca
Beraber koyu harflerden salları yapıp
Karşı kıyısına geçerken körü körüne
Sesler kovalarım bilmem kaç desibel
Doğmayacak karnında hiç bir ananın
Yürekli dev bebeklerininle
Birikerek geleceğim yanına
Çoğalarak kaybolup parmaklarında
Saymayı unutarak öğrendiğim
Sivrilmiş kılıçların kestiği kağıtlarla
Adını yazarak unutacağım
İnadına heveslerimin
İçinden geçerek görmezden geleceğim
Güneş hiç doğmayacakmış gibi
Uyuyacağım mazgalların üzerine
Yazılı iken sen
Uyanırsak bu dünyaya
Hiç uyutmamış ninnilerin
Yağmura gizlenmiş sesin
Vurur camıma perdelerin
Diyeceğiz.

21 Şubat 2019 Perşembe

TÜMÜYLEN

Susarsam çıkamam bu işten
Yüzün dokunur
Tümüylen
Işıklar kesilir şehirde
Sana kesilir
Yüzüm karanlık yarıdan
Sana bakar doğudan
Doğarken yitirilen emeklerini
Bakarsın bana ağaçlarıyla
Tümüylen
Dökerkenki çılgınlığınla
Yapraklarını avuçlarıma
Bırakırsın usulca
Gözüm götürmez
Yok oluşunu seyretmeyi
Doğunca gün kollarımda
Batmasını
Tümüylen
Gemiler kurarım saatlerce
Çöllerden geçebilen
Gamdan kaleler diktiğim
Memleketler kaybederim
Uğruna hem de
Sigara dumanıyla dolarım
Burnundan
Tümüylen
Bahar kokmayan mevsimlere inat
Battaniyelere sarılırım
Titreyerek
Ellerinde yitirmeyi istediğim günleri
Toplarım yollardan
Oturup ağlarım
Gelmezsen
Tümüylen 

19 Şubat 2019 Salı

HAYALET GEMİ

Kuşlarda uğramaz oldu balkonlara
Ekmek kırıntılarının sahipsiz,
Sahilsiz şehirlerin hayalet gemileri
Saklarmış kucaklayarak
İzmaritsiz pardösüsünde
Resimlerden damlayan kirli boyalardan
Akarmış gözyaşları
Duyduğuma göre
Mavilikler görünce
Çırpınırmış yürekten binlerce kanat
Sesler korkuturmuş
Dehlizlerde yalın ayak
Ve yalınız
karanlıklar ülkesinin merkezinden
Kurtarıcı kahramanlarına anlatılarmış
Belki masalın ortasından başlayınca
Uyurmuş yaramaz çocukların
Hayalet gemileri
Binip gidilen
Ninnilerle
Kuşları rahat bırakılan evlere.

14 Şubat 2019 Perşembe

ZERRE

Havadan bir zerre olup
düşersin
Yalın,yurdundan ayrı
Ve anasız
Düşersin ellerime
Kokladığım gibi
Yayılan şiddetiyle
Tutarım zamanı geçmişin
Ellerinden
Erkencidir baharının
Gitmeye geç kalmışlıklarımla
Asılırsın kapı arkasına
Tutarım edilgen gülümsemelerle onları
Birikirsin kalbimde
Tomurcuğu aç topraklarında
Her çizgi çektiğimin
Biraz daha kanırtır
Biraz daha bağlanırım
Hayata
Yaslanırken
Sırt sırta
Sana dokunamazken
Gülerek durur aynalar
Kırılgan,çatlak
Damar damar kaybolan
Yüzüm olursun
Ve ben küskün suratıma
Gücenirim
Havaya dönüş serbest
Bir sonraki zerre bekler beni
Ellerinde buharlaşan


10 Şubat 2019 Pazar

AYLAKLIK

Bazıları bir manzaraya bakar
Resim yapar
Bense şiir yazarım
Insanlık hallerine,arabalara
Martılara,denize
Düşlerime,boş banklara
Düğün alayları geçer bazen
Çocukça koşmak isterim ardına
Yorulur kalbim,akıllanırım
Hayalini kurduğum kentler yaparım
Sözcüklerle
Bozar bozar yine yaparım
Yönüm yok
Kaybolurum eski bir çıkmaz sokakta
Dokunabilmek gelir aklıma
avuçlarına
Kıyamet olur avuçların kayarım
Yeşil ovalar hayal ederim
Dikenler batar kalbime
Ben düşen kalbimi ararım
Üzerinden arabalar geçer
Ben aylaklık eder şiir yazarım
Uslanmaz parmaklarım
Yine de ararım

7 Şubat 2019 Perşembe

İKİ

Konuşmak ara sıra
Yağmurla,bulutla
Rüzgarla,ıssız ovalarla
Işıkların arasından
İki siyah gözle
Karartarak
Şu kirlenmiş dünyanın hallerini
Birdenbire,sebepsiz
İki kuşun kanatlarından
Dalarak ve yararak
Tüm bilinmeyenli acılara kurarak
Matematiğin anasını,yedi sülalesini
Söverek
Ama korktuğundan değil!
Yıldıza kayıp küserek
Çalıp zamandan
İhtiyacı olana vererek
Biriktirdiğin gözyaşlarını
Sahibine vererek
Susmak,konuşmanın geldiği vakit
Kana kana içercesine
Güneşin ısıtıp ısıtıp durduğu
Bir damla suyun
Kırılıp avuçlarında bardağının
Kırmızı birikintisinin kalbinin oluk oluk
Denizine karışmasıyla
Konuşmak ordan burdan
Unuturcasına
İki kelime etsem yeter
Kirletilmiş dünyanın hallerini.

6 Şubat 2019 Çarşamba

MÜTEMADİYEN

Kırmızı bir günden notlar bıraktım
ayak uçlarına
Gidip gelen mütemadiyen
Hislerimin,sevincimin,gözyaşlarımın
Orta yerine dikilip duran
Uzun bir yoldan gidiyorum
Sevecen,adam akıllı
Temiz düşler düşündeyken
Bir ilkokul bahçesinde
Sarıldığımız arkadaşlıkların
Peşi sıra hayaller kurarak
Kırmızı ışıklar yanıp söndüren zamanın
Uyardığı bizi kavşaklarının
Ve hayat hayallere dur derken
Kırmızı duraklar çizdiğim kentlere
Selam durdum mütemadiyen
Olurda uğrarsam.

5 Şubat 2019 Salı

KAPI

Gökyüzüne açılan kapısın
Şehrin yalancı ışığından
Korkulan,esirik...
Yolları zift kokusu saran
Tarlasında kocaman binalarından
Göremediğim
Ve seyrine doyamadığım
Manzaramsın
Ufakta olsa
Yansımışsın
Değmişsin eteklerine kadar
Dumanı tüten ekmekte
Bile sen varsın
Açlığım ondan olsa gerek
Kocaman yalanlar söylediğim
Ağaçsız mesire alanlarının
Mavi çöp poşetlerinin
Aldatıcı güzelliğisin
Ve
Ben merkezdeyim
Sen kaç kuvvetinde kaçarsın kaç
Ben kapı kapı aradığım gökyüzünü
Senin cebinde bulurum
Çocukluğum sığar
Kaybolurum